9 Ocak 2013 Çarşamba

Hayattan bir kesit

Öncelikle buradan bu yazıyı görenlere selam olsun yine benim için kısa sizin ( tamamını okuma nezaketini gösterecekler hariç) uzun olan bir yazıya daha başlıyorum yazının sonunda görüşmek üzere...

Belirtmek isterim ki bu yazıda kimseye bir misilleme yada kimseyi hedef gösteren şeyler yazmam istemiyorum bu yüzden hiç boşuna şu dediğini şurada kullanırım tarzı düşüncelere girmeyin sakin bir yazı olacak

   Maalesef çevremiz de bir sürü insanla iletişim halinde oluyoruz bu bize tanrının emri yalnızlık Allah'a mahsus sonuçta bu yüzden bu insanları ne kadar tanıyoruz öncelikle ona dikkat etmemiz gerek yoksa daha çok başımız ağrır dostlar kimse üzülmek istemez hiç kimse istemez emin olun ama her insan kendi dalını kendi keser ve yere düştüğünde kendinden başka kimseyi göremez. bazı insanlar vardır tek bir amaç uğruna tüm arkadaşlıklarını tüm dostluklarını yıkar biranda aşk gözünü kör etmiştir göremez çok kırar ama böyle yaptığı için ne aşkına ulaşabilir nede arkadaşlıklarını geri getirebilir bu onları suçsuz yapmaz yada suçlarını hafifletmez maalesef onları düzeltmenin tek yolu doğru düzgün yapılacak bir konuşmadır tabi konuşabilirseniz....bazı insanlar vardır arkadaşlıklarını çıkar denen kazık üstüne kurar siz siz olun o kazığa oturmayın farkedilmesi zor olacak kadar ince kurtulması zor olacak kadar uzundur ... bazı insanlar vardır onları değiştiren arkadaşlarını beklerler kendileri karar veremezler aslında şeffaftırlar arkalarındaki arkadaşlarının rengine bürünürler... bazı insanlar vardır gerçekten içleri öfke ve kin doludur kimseyle anlaşamazlar insanları birbirine düşürmekten zevk alırlar kendi aldıkları yarayı bunlarla kapatırlar...bazı insanlar vardır sürekli gülerler hep iyi niyetli olurlar gerçekten saftırlar bu insanları sonra daha detaylı inceleyeceğiz gençler .... şimdi asıl konu bu kişilik örneklerini nasıl karşılamamız yada nasıl karşıladığımız dır
buna hoşgörü eşiği diyoruz diğer insanlarla iletişim sınırımız yani kısaca benim hoşgörü eşiğim yüksekte olduğu için herkesi kabul etmem ama bazı arkadaşlarımın ki düşüktür görmezden gelebilir yapılanları ama ben görmezden gelemem herkesten beklenemez zaten düşük olması işte karşımızdaki insan bunu anlayamadığı anda iletişim kopukluğu yaşanır ve gerçekten verimsiz bir arkadaşlık ortaya çıkar....benim düşmanım bile olsa ona yapılan haksızlık benim arkadaşım tarafında yapılmışsa bunu kabul etmem beklenemez etmem de zaten başkası eder onada ben karışmam buna hakkım yok zaten...
insanlar bi gariptir günümüz dünyasında herkesin bir maskesi vardır kiminin ki cesur kiminin ki saf kimini ki ise öfkelidir herkes eksik olan yanını bu maske ile kapatmaya çalışır umarsız ve çaresizce...
size ilerde bahsedeğim dediğim gruptan bahsedeyim biraz....
bu insanlar herkese yaranmaya çalışır dostlar elinden geldiğince herkese yardım etmeye çalışır ailesine,arkadaşlarına,o saf aşkını laik gördüğü kıza,akrabalarına etrafındaki herkese...
Eder de fakat karşılığını göremez ve bunu farkettiğinde iş işten geçmiş olmuş olur artık ne yaşayacak bir hayatı kalır nede gücü kalır malesef...
bide hikaye anlatmak istiyorum gençler içimden geldi
çirkin adam
bi gün bir çirkin adam doğdu kendisi gibi çirkin dünyaya şanssızdı belliydi şanssız olacağı doğduğu günden,soğuk bir cumaydı tipi vardı havada derken çirkin adam hayata atıldı ve arkadaşları oldu herkes gibi sevgilisi oldu herkes gibi fakat birşey farklıydı o herkese yardım ederken en kötü gününde bi haberdi yardımın ne demek olduğundan öyle ki kimse farketmemişti bile onu,görememişti gözler o hep uzaktı sevgiden...
tek gördüğü sevgi annesinden gelmişti şimdiye kadar..
bi gece yine soğuk bir kış günü bir maske yapmaya karar verdi tıpkı herkes gibi olmak istemişti sadece,kendi maskesini yapıp yardım görmeyi umut etmişti fakat maskesi bile onun saflığından bir parça almıştı,maskesinde değişen tek şey gülen bir yüz olmuştu...
yarın olup arkadaşlarının yanına gittiğinde farketti maskeyi yanlış yaptığını,biraz daha sinsi yapmalıydı maskesini iyilik görmek için tıpkı herkesin yaptığı gibi fakat içinde olmayan bişeyi yapmak zordu...
maskeyi çıkartmadı yıllar boyunca umutla taşıdı,ezildiğini bile bile taşıdı maskeyi ta ki bigün canına tak edene kadar taşıdı maskesini o gün onun için dönüm noktasıydı, çirkin adam artık değişecekti...
hemen eve gidip o gece maskesini kırmaya karar verdi zorlu geçen bir geceden yüzü sızlayarak uyandı sabaha henüz görmemişti yüzünü hemen bir ayna bulup geçti karşısına ama yüzünde bi değişiklik yoktu... odaya gidip kırık maskesine baktı ve anladı yıllardır çıkartmadığı maske nin yüzünde kanlı bir iz bıraktığını.... artık yaşamak istediği bir hayatı olmadığını farketti çirkin adam,o kadar senenin boşa gittiğini...
Artık annesi de kalmamıştı yanında,kimsesi yoktu,hiç kimsesi yoktu,tek başınaydı ama önemsemezdi zira hep öyleydi onun hayatı kimsesiz..
yine bir kış gecesi kalın bir urganın kucağında veda etti hayata fakat ne o hayattan nede hayat ondan birşey beklemiyordu zaten...
sessizce yok olup gitti...
arkasından konuşmadılar bile çirkin adamın hiç bahsetmediler,sadece annesinin yüreğinde küçük bir sızıntıdan ibaretti çirkin adam......

bu hikayeyi niye anlattığımı bilmiyorum sadece içimden geldi bazı mantık hataları olabilir şimdi kendim uydurdum o kadar olsun :D
yani dostlar şu 3 günlük dünyada ne ben sizi kırayım nede siz beni kırın amma ve lakin herkesi aynı anda kabul edemeyiz illaki pürüzler olacaktır
yine çok uzun oldu ama yapacak bişey yok buraya kadar okuyan herkese teşekkür ediyorum mutlu mesut vakitler geçirmeniz dileğiyle inşallah içinizde küçükte olsa bi sarsıntı yapabilmişimdir...

çirkin adamdan sevgilerle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder