Yılları tam olarak hatırlayamıyorum ancak 90-04 arası gençler tabi o zaman bilgisayar yok kimsede(bende vardı yani mahallede herkesin imrendiği bilgisayarı olan piç var ya o bendim işte:) )sürekli dışarıdayız saat 10 a 11 e kadar anlıyacağınız tüm günümüz dışarda geçiyo o zamanlar...
o günlerde tabi hiç bi sıkıntımız yok hiçbişeyi umursamıyoruz,bunun en büyük sebebi mahallede bodrum katta oturan genellikle arkadaşımızın annesi olan teyzeler;
camdan bize dürüm veren,su veren,gerektiği zaman eve yemeğe çağıran,bizi kendi çocuğundan ayırt etmeyen o teyzeler şimdi onları arıyorum fakat hiç biyerde yok onlar dostlar ya bu toplum öldü yada onlar...
eskiden herkesin evinde soba vardı doğalgaz felan daha gelmemiş tabi şimdi varmı bilmiyorum belki olan vardır neyse biz eve geldiğimiz zaman bizi huzurlandıran yegane şeylerden di soba başında durur bazen çorabımızı sürüp cız sesini dinler bazende üstüne tükürüp kaynamasını izlerdik o anlarda hissettiğimiz duyguyu çok özlesemde ne soba kaldı nede huzur zaten olsada bu zamandan sonra olmaz kocaman adam olmuşuz sobayamı tükürecez :)
Bir de çizgi filmler ah o efsane çizgi filmler hangisinden başlayacağımı bilemedim şimdi,pokemon vardı mesela yıldız takımını,ash i,pikaçuyu,çekik gözlü bi fırlama vardı onu,bide misstimiydi neydi onu, o yıllarda yaşayıpta bilmeyen yoktur...
sonra dragon ball vardı maymuna dönüşüyodu sinirlenince onu tam hatırlayamıyorum uzun zaman oldu kusura bakmayın...
bayblade vardı mesela herkesin bi kahramanı vardı orada benimki sergeiydi o yüzden başrollerin isimlerini hatırlayamadım dragon vardı max vardı kaplumbağası vardı bide onun annesi vardı ona hastaydım , birininde kaplanı vardı ama ismi gelmedi aklıma bilge vardı onun bayblade i yoktu bilgisayar kullanıyodu sürekli kız vardı bide galiba onunda yoktu ama olabilirde...
hugo vardıda onu pek sevmezdim onu anlatmak istemiyorum ikitane kardeş vardı bu çizgifilm değildi belgesel çeken kardeşlerden bahsediyorum bitane maymun vardı siyah beyaz ismide zafu mafu muydu neydi her bölümde farklı bi hayvanı tanıtıyolardı kaplan felanda vardı hiç korkmuyodular kaplandan bide o maymun hikaye anlatıyodu '' bu bana zabuland daki bi olayı hatırlattı'' diye başlıyodu bide en son bi kız vardı arkadaşları felan vardı hayvanlarla olan olayları anlatıyodu o arkadaki zenci çocuğa uyuz oluyodum hep asılıyodu kıza...
en sevdiğim olay da okula gitmediğim zamanlarda izlediğim çizgifilmlerdi tadı bi başkaydı,bi yandan okula gitmemenin verdiği vicdan azabı bi yanda kaçırdığım çizgifilmleri izlemenin mutluluğu ah ulan ah bidaha yaşasam keşke neyse...
çocukluğumuzun en büyük eğlencelerinden biride tasolardı en ilk pokemon tasolarından önce digimob tasoları vardı altıgen böyle katlanan birbirine geçen cinsten onlar ın tadı ayrıydı gençler bide çizgifilmi vardı digimonunda ama onu tam anımsayamadım.Sonra pokemon tasoları çıktı digimondan daha küçüktü ama oynaması daha zevkliydi biraz daha gelişti üstündeki resim haraketli oldu sonra birbirine geçmeli hale geldi fırlatmak için ama biz hiç fırlatmazdık nedenini hala bulamadım...
o tasoların bide bayblade türleri vardı ortasından geçiriyoduk çubukları dönüyolardı,en sonda yugioh tasoları vardı demir di hemde,çizgifilmide vardı yugiohun çocuğun kolyesi vardı üçgen içinde tek göz harbiden o ne anlama geliyodu?!...
Okulda öğlenci sabahçı vardı ben çoğu zaman sabahçı olurdum,öğlenci olmakta güzeldi ama eve geç dönerdik zaten başka okulda okuyan arkadaşlarımızda sabahçı olduğu için öğlene kadar mal olurduk zaten zafu mafu yuda o zaman izlerdik...
biraz uzun kusura bakmayın ama devam...
o zamanlar şimdiki gibi bilgisayar yaygın olmadığı için tüm arkadaşlar bize gelirdik bilgisayar oynamak için sonra akşam olunca annem gelirdi eve (benim annem çalışan kadındı akşam 5 te gelirdi eve) annem çok kızardı bana tabi arkadaşlarımı getirdiğim için ama ben anlamazdım tabi neden kızdığını anlam veremezdim çocuğum nereden anlıycam şimdi anlıyorum neden kızdığını ama yine olsa yine yaparım o mutluluğu yaşamak için bilgisayarım vardı ama piç değildim paylaşmayı severim ben canlar...
bide hep birlikte yemek yerdik arkadaşlarla ya onlarda ya bizde bizim sayemizde ailelerimizde gelirdi bazen zaten o zamanlar komşuluk ilişkileri şimdiki kadar boktan değildi severdi herkes birbirini ne küslük vardı nede kavga inanın hiçbiri yoktu o günleri çok özlüyorum dostla it gibi özlüyorum hemde ama ne o komşular geri gelir ne ben giderim o günlere...
şimdi bakıyorum mahallede ki çocuklara ağızlarında küfür ellerinde sigara eksik olmuyo ulan ne çabuk değiştik biz böyle bizim zamanımızda biz birbirimize salak bile demezdik hepimiz kardeş gibiydik arkadaşlarla bırakın sigara içmeyi kokusunu bile bilmezdik,akşama kadar beraberdik ama ağzımızda ne bi küfür vardı nede kötü bi laf...neyse gençler fazla söze gerek yok artık değişmezde zaten...
bizim tek kötü özelliğimiz vardı oda arabalara açık camlarlara kağıttan külah yapıp atardık oda kötü değilde insanları rahatsız ederdik sonuçta...
saat 9.30 da başladım yazmaya bi saati biraz geçti bayada uzun oldu kusura bakmayınbu konular hakkında konuşmayı çok severim eğer devam et derseniz şimdi yazarım uzun geldiyse devamını yarın yazarım size kalmış...
Devam et
YanıtlaSil